03/09/2015
Bir Şehri Otobandan Giderken Ne Kadar Tanıyabilirsiniz?
Evet şehri görürsünüz. Bazı önemli güzel noktalarını da görmeniz mümkün. Bunlar şehri tanımaya yeter mi? Elbette hayır sadece biraz fikriniz olur. Şehri tanımak için orada zaman geçirmek sokaklarında dolaşmak gerekir. İşte sosyal medya denilen otobanda insanlar birbirini tanıyamıyor sadece birbirleri hakkında fikir sahibi olabiliyorlar. İnsanların sizi doğru tanımaları için kendinizi doğru ifade edebileceğiniz biralana ihtiyacınız var. Bu da size ait bir yer olmalı. Facebook’taki gibi oyun davetleri, bana şu oyunda yardım et, şunu paylaş, olmamalı siz olmalısınız. Sizin hayatınızdan kesitler olmalı. Uzun uzun yazmalı anlatmalısınız sizi. Bazen de kısacık birşeyi.Twitter gibi anlık akıp gitmemeli mesajlarınız. Milyonlarca mesaj arasında kaybolmamalı söyledikleriniz. Kalıcı olmalı. Geçen yıl ben şu konuda böyle yazmışımı görmelisiniz. Düşüncelerinizin zamanla nasıl değiştiğini gördüğünüzde şaşıracaksınız. Linkedin gibi resmi olmamalı. Headhunter hedefi olmak için yazdığınız resmi yazılar olmamalı. Aksine iş yaşamınızdaki tecrübeleri yazmalısınız.Zorluklarla nasıl mücadele ettiğinizi nelerle karşılaştığınızı yazmalısınız. Geriye dönüp baktığınızda iyi işler çıkarmışım diyebilmelisiniz. Kaydı olmayan şey unutulur,unutmayın.Kartvizitiniz de hala hotmail ile biten mail adresi olmamalı kendi adınızdan oluşan mail adresiniz olmalı.En önemlisi burada hayalleriniz olmalı siz gerçekleştiremeseniz bile çocuklarınıza kalmalı hayalleriniz. Onlar peşinden koşmalı hayallerinizin sizin tecrübeleriniz ışığında. Sosyal medya düşmanı değilim hatta benimde sevdiğim sosyal mecralar var (Instagram gibi). Bunların yeri ayrı. Bunlar herzaman hayatımızın bir parçası olmaya devam edecek.Benim bahsettiğim insanların sizi otobandan geçer gibi değil sokaklarınızda gezer gibi tanımaları. www.nigdewebsitesi.com