18/02/2024
MODERNİST İSLAMCILARIN GEÇMİŞİ VE GELECEĞİ
"Yalnız Kuran" diyen modernist aydınlarımız 80'li ve 90'lı yılların sıkı İslamcılarıydılar. Özellikle 2000 yılından sonra dinin dışındaki seküler kitapları da okumalarının etkisi ile bazı şeyleri sorgulamaya başladılar. 2004-2006 yıllarında hararetli tartışmalar oldu. Yaşar Nuri Öztürk, Edip Yüksel, İhsan Eliaçık, Kenan Çamurcu, Dücane Cündioğlu zannediyorum islami camiadan ilk kopanlardır. Caner Taslaman, Emre Dorman gibi islami camiadan gelmeyenlerin sürece hangi aşamada dahil olduklarını bilmiyorum ama sanırım onlar da o tarihlerde olması lazım. Mustafa İslamoğlu 2010'lardan sonra olması lazım. Keza Mehmet Okuyan, Mustafa Öztürk ve diğer bazı ilahiyatçılar da öyle olabilir.
Bana göre bu akımın oluşmasında iki önemli faktör var.
1) Modernleşme. Özellikle batı kaynaklı seküler kitapların okunması bunu tetikledi. Batılılar sürekli paradigmalarını yenilerken İslam dünyası ve hatta islamcılar ne durumdaydı? Batıya kıyasla belirli kalıplar içinde kaldığımız ve yeni düşünceler üretemediğimiz doğru. Modernleşmenin ilk neticesi, Kuran dahil tüm İslami kaynakların itibarsızlaştırılması oldu. Mesela İhsan Eliaçık'ın "Kuran'ı salladıkça içinden yağ çıkan bir yayık mı zannediyorsunuz" lafını unutamam :)))
2) İran'ın şii propagandasının etkisi. Şii propagandası ülkemizde özellikle sünni hadis paradigmasını itibarsızlaştırma konusunda büyük mesafe katetti. Bunu biliyorum çünkü buna ben de maruz kaldım. Fakat benim şiadan etkilenme ve şianın etkisinden çıkma tarihim ötekilerden daha erken oldu. :))) İhsan Eliaçık, Kenan Çamurcu ve Mustafa İslamoğlu da şia propagandasından en çok etkilenenler arasındaydı.
Netice itibarıyla bugün "yalnız kuran" diyen modernist tayfa yeni bir yol ayrımına varmış olabilir. Bir kısmı deizm ve ateizme yöneliyor, bir kısmı da iddialarını biraz yumuşatıp geleneksel çizgiye yeniden yakınlaşıyor. Son günlerde İhsan Eliaçık'ta dini/islamcı çizgiye böyle bir yakınlaşma görüyorum. Mehmet Okuyan'ın da tefsir yazması ve son yaptığı konuşmalarda hadislere referans yapması bu minvalde okunabilir. İşte biz aslında mütevatir hadisleri ve Kuranla uyuşan hadisleri kabul ediyoruz filan deniliyor. Yakında diğer bazı ilahiyatçılarda ve özellikle Mustafa İslamoğlu'da böyle bir eğilim görülebilir.
Diğer bir kesim ise deizme ve ateizme çoktan ulaştı bile. Yaşar Nuri Öztürk bildiğiniz gibi Deizm'in kitabını yazan adamdır. Mesela Hamdi Tayfur bildiğimiz kadarıyla ateist oldu. Edip Yüksel ve Dücane Cündioğlu da seküler deizm ateizm bandında dolaşıyorlar.